• ssinemssi

SICAK MISINIZ SOĞUK MU?

Kimileri çok cana yakın biri olduğunuzu söylüyor. Herkesle hemen kaynaşıyormuşsunuz. Sanki yıllardır arkadaşınızmış veya yıllardır tanışıyormuşsunuz gibi davranıyormuşsunuz. İnsanlara yabancılık çektirmiyormuşsunuz. Girdikleri ortama ısınmaları bir bakıma da sizin sayenizdeymiş.


Kimileri de soğuk biri olduğunuzu söylüyor. İnsanlar sanki sizi yiyecekmiş gibi kaçıyormuşsunuz bazen. İnsanlarla arama duvar örüyor mesafe koyuyormuşsunuz. Tek kelime etmiyormuşsunuz yanlarında. Ne telefonlara ne mesajlara cevap veriyormuşsunuz.


Her iki koşulda da zarar göreceğimizi söylüyorlar. Ne yapmalıyız peki ? Ortası yok mu bunun ?

Siz karar verin sıcak mısınız soğuk mu ?

Sıcak davrandığınızda insanların bir süre sonra sizi kullanacağını söyleyebilirler. Haklı da çıkabilirler. Her ne kadar gerçek yüzlerini gördüğünüz için sevinseniz de sizi yıkan çok an olacaktır. Ya da çok fazla insan…

Bunların insanı büyüttüğü doğruymuş. Belki de fazla iyi davrandığınız için üzülerek büyürsünüz. Yere düşe düşe öğrenirsiniz kalkmayı ve yalnız kala kala öğrenirsiniz kendinizle baş başa kalmanın bazen dünyanın en güzel şeyi olduğunu. Onların yaptıkları ayıptı bende bir yanlış yoktu dersiniz önce. Sonra fark edersiniz ki çoğu insan iyiliği önemsemiyor.

Senin sıcak davranman ona başta güzel geliyor fakat seni öyle tanıdığı için aranızda bir sınır olmadığını sanıyor değil mi ? İyiliğin, cömertliğin, arkadaşça tavırların bir hiçe dönüşüyor insanların gözünde. Eninde sonunda herkes kendi çıkarına dönüyor çünkü. Sahi ne kadar insan kaldı karşılık beklemeden, bir çıkar elde etmeden bir şeyler yapan ? İnsanların saf haliyle yaptığını sandığın iyilikleri bile bir gün her şey gün yüzüne çıktığında tokat gibi çarpıyor yüzüne. Peki ya bundan ne çıkar sağladı diyorsun.


İşte bunları düşünmek bile bir insanı delirtmeye yeterken doğru şekilde değerlendirmeyi öğrendiğimizde ve kabullendiğimizde büyüyoruz. Kendimizi insanları tanımaya itiyoruz. Gerçekten tanımadan kendimizi açmamayı öğreniyoruz yine kendi başımıza.


Bu da bizi öğrenme aşamasındayken bazı zorluklarla karşılaştırıyor. Kavrama aşamasındayken kendimi kapatıyoruz. Yeri geliyor her yerden, herkesten soyutluyoruz kendimizi. Böylelikle incinmeyeceğimizi düşünüyoruz. Peki bu da zararlı değil mi bize ?


İnsanlar öyle yapar böyle yapar diye düşünerek kendi karakterimizden ödün vermememiz gerekir. Nasılsak öyleyizdir. Öyle olmalıyız. Burada değişmesi gereken konu kişiliğimiz değil. İnsanları tanıma sürecimiz.


Sonuçta ilk defa tanıştığınız bir insana yıllardır tanışıyor gibi davranırsanız sizin samimiyetinizden şüphe edebilirler değil mi ? Bu sizin için ne kadar doğru ?

Size asla arkadaşça tavırlarınızı bir kenara bırakın insanlar tehlikeli demiyorum. Kendinizi insanlara kapatırsanız; kaybeden her koşulda siz olursunuz. Ben size, insanları tanımadan gereksiz bir samimiyete girmemeye özen gösterin diyorum. Mesela ilk kez tanıştığınız bir insanla ilk andan itibaren laubali olursanız ne kadar iyi niyetli olursanız olun sizi ciddiye almayabilir ama bu demek değil ki somurtup oturun ve konuşmayın. Fakat normal bir tanışmanın ardından yine ona arkadaşça yaklaşabilir arada kendinizi göstereceğiniz anlar mutlaka olacaktır. Bırakın insanlar sizi keşfetsin. Tamamen açık bir kutuya kimse merak edip bakmaz.

Bırakın insanlar gücünüzü görsün. Bu kimseyi aşağılamak değildir. Siz kendinizin farkında olan, ne istediğini bilen bir insansınız ve bunun gücünü kullanmak en çok sizin hakkınız. Gerek yürüyüşünüzle gerek konuşmanızla gerekse yaptığınız işlerle gösterin mesela gücünüzü. Duruşunuz her yerde sizi temsil eder. Arkanızda adınızdan söz ettiren bir duruşunuz olursa bu insanlara ne soğuk ne sıcak sadece asil gelecektir. Böylelikle herkes sizi zaten tanımaya başlayacaktır. Ne sıcak ne soğuk…


Luzrosa Blog

  • White Twitter Icon
  • White Instagram Icon